Klasik saksafonda tek bir gelenek yoktur. Paris çevresinde gelişen anlayışla aynı dönemde, farklı bir yol izleyen bir yaklaşım da vardır.
Bu yaklaşımın merkezindeki isim Sigurd Rascher’dır. Temel farkı, enstrümanın standart aralığını bir sınır olarak kabul etmemesidir.
Birinci ayrım ses aralığıdır. Altissimo bölgesi bu anlayışta bir gösteri unsuru değil, repertuvarın doğal parçası sayılır ve öğretimin merkezine konur.
İkinci ayrım tondur. Daha geniş, daha az odaklanmış ve doğal titreşime daha çok alan bırakan bir ses tercih edilir.
Üçüncü ayrım vibratodur. Sürekli vibrato yerine, gerektiği yerde kullanılan ve düz sesin kendi başına yeterli sayıldığı bir anlayış benimsenir.
Dördüncü ayrım ekipmandır; daha az açık ağızlıklar ve farklı bir hava denetimi bu tonu destekler. Bu anlayış için de çok sayıda eser yazılmıştır; yirminci yüzyıl saksafon literatürünün önemli bir bölümü bu yolla ortaya çıkmıştır. Kursiyer açısından önemli olan, hangi eserin hangi anlayışa göre yazıldığını bilmektir; ton tercihi buna göre yapılır. Derslerimizde iki geleneğin farkı, eser seçimiyle birlikte açıkça anlatılır.