Bazı icracıların tonu için sıkça kullanılan bir tanım vardır: söylenmiş gibi. Bu tanım şiirsel görünse de teknik bir karşılığı vardır.
Birinci unsur atak yumuşaklığıdır. Notaların başlangıcı sert değil, sesin doğal olarak açılmasına benzer biçimde kurulur.
İkincisi süreklilik. Cümle boyunca hava kesintisiz akar; notalar arasında basınç düşmez.
Üçüncüsü vibratonun ölçüsüdür. Sürekli değil, uzun notalarda ve genellikle notanın ortasında başlayan bir vibrato kullanılır.
Dördüncüsü dinamik eğridir. İnsan sesi bir cümleyi düz söylemez; yükselir ve iner. Aynı eğri enstrümana taşındığında ifade doğal duyulur.
Bu yaklaşımın en belirgin duyulduğu alanlardan biri Brezilya kökenli formlardır; sakin tempo ve az yoğunluklu doku, tonu tamamen açığa çıkarır. Çalışmak için doğrudan bir yöntem var: çalınacak melodiyi önce söylemek, sonra söylerken yapılan dinamik ve zamanlama kararlarını enstrümana taşımak. Bu alıştırma ton çalışmasını teknik olmaktan çıkarıp müzikal bir karar haline getirir. Derslerimizde melodi çalışması, önce söyleme aşamasıyla birlikte işlenir.