Sesin yeterince büyük çıkmadığını fark eden kursiyerin ilk tepkisi çeneyi sıkmaktır. Bu tepki sezgiseldir ve yanlıştır.
Isırma kamışın titreşen bölümünü kısaltır. Kısalan titreşim daha az alt ses üretir; sonuç, ince ve keskin ama küçük bir tondur.
Aynı zamanda entonasyonu yukarı çeker. Isıran bir icracı akort cihazına baktığında sürekli tiz görür ve nedenini genellikle enstrümana yükler.
Doğru yön tersidir: baskı azaltılır, hava artırılır. Dudak kamışı tutar ama sıkmaz; tutma işi, kamışın çevresini eşit saran yumuşak bir temasla yapılır.
Bu değişim ilk günlerde ses kaybı gibi hissedilir. Kas henüz gevşek tutmaya alışık olmadığı için ton dağınık çıkabilir. Bu geçici bir aşamadır.
Kontrol için basit bir test var: aynı notayı çalarken çeneyi bilinçli olarak biraz gevşetin. Ses düşüyor ama dolgunlaşıyorsa doğru yöndesiniz.
İkinci test aynadır. Çene kaslarında görünür bir gerilim varsa baskı fazladır.
Isırma alışkanlığı erken düzeltilmezse yıllarca sürer ve üst registerde daha da belirginleşir. Derslerimizde dudak baskısı, ton çalışmasının ilk konusu olarak ele alınır.