Konservatuvar ya da müzik eğitimi sınavlarına hazırlanan kursiyerlerin en sık yaptığı hata, kendi sınırındaki bir eseri seçmektir. Gerekçe anlaşılırdır: zor bir eserin daha iyi izlenim bırakacağı düşünülür.
Uygulamada tersi olur. Sınav ortamında dikkat bölünür, nefes kısalır ve teknik güvenlik payı daralır. Provada ancak çalınabilen bir eser bu koşullarda dağılır.
Doğru ölçüt şudur: eser, kursiyerin rahat çalabildiği düzeyin biraz altında olmalıdır. Böylece sınav gününde geriye kalan pay ifadeye ayrılır.
İkinci ölçüt çeşitliliktir. Program, teknik ve müzikal yönleri birlikte gösterecek biçimde dengelenir; hepsi hızlı ya da hepsi yavaş eserlerden oluşan bir program eksik kalır.
Üçüncü ölçüt hazırlık süresidir. Bir eserin gerçekten oturması aylarla ölçülür; son haftalarda eklenen eser risk üretir.
Dördüncüsü prova koşuludur. Program, sınavdan önce en az birkaç kez dinleyici önünde çalınmalıdır.
Beşincisi başlangıçtır. Sınavda ilk otuz saniye belirleyicidir; programın açılışı en güvenli eserle yapılır.
Derslerimizde sınav programı, kursiyerle birlikte ve bu ölçütler gözetilerek belirlenir.