Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren saksafon için yazılan eserlerin bir bölümü, standart notasyonun dışına çıkan işaretler kullanır. Bu işaretler çoğu zaman bestecinin kendi tanımladığı sembollerdir ve eserin başındaki açıklama sayfasında tarif edilir.
Bu nedenle çalışmanın ilk adımı çalmak değil, okumaktır. Açıklama sayfası olmadan başlanan bir çalışma yanlış öğrenmeye yol açar.
Kullanılan tekniklerin başlıcaları şunlardır: aynı anda birden fazla ses üretme, ses rengini değiştiren alternatif parmak düzenleri, nefes gürültüsünün bilinçli kullanımı ve dil ile üretilen kesik sesler.
Bu tekniklerin ortak özelliği, standart ton anlayışının bilinçli olarak bozulmasıdır. Yani bir kusur değil, seçilmiş bir renktir.
Öğrenirken sıralama önemlidir: her teknik önce eserden bağımsız, tek başına çalışılır; ancak güvenli hale geldikten sonra eser içinde uygulanır.
İkinci nokta ölçülü kullanımdır. Bu teknikler ancak temel ton denetimi kurulmuş bir icracıda amaçlandığı gibi duyulur.
Çağdaş repertuvar, saksafonun ses dağarcığını en çok genişleten alandır ve klasik teknik üzerine kurulur. Derslerimizde çağdaş eserler, temel ton ve entonasyon denetimi sağlandıktan sonra programa girer.