Dudak pozisyonu denince akla önce dudağın kendisi gelir. Oysa aynı dudak, farklı çene açılarında çok farklı sonuçlar verir.
Açı, ağızlığın ağza giriş eğimidir. Enstrüman gövdeye yaklaştıkça açı kapanır, uzaklaştıkça açılır.
Kapalı bir açı kamışa daha dik bir baskı uygular; ses ince ve dirençli olur. Fazla açık bir açı ise temas alanını azaltır ve ses denetimsiz kalır.
Aradaki nokta kişiye göre değişir çünkü diş yapısı, çene uzunluğu ve dudak kalınlığı herkeste farklıdır. Bu nedenle tek bir doğru açı yoktur; kursiyerin kendi açısı denemeyle bulunur.
Bulmanın yolu şudur: aynı notayı tutarken askıyı hafifçe kısaltıp uzatarak enstrümanın gövdeye olan mesafesini değiştirmek. Tonun en dolgun ve en rahat olduğu nokta işaretlenir.
İkinci belirleyici boyun duruşudur. Baş öne eğik durduğunda hava yolu daralır; enstrüman boyuna göre değil, boyun enstrümana göre ayarlanmaz.
Askı yüksekliği bu nedenle teknik bir ayardır ve her kursiyerde ayrı belirlenir. Ayarlar oturduğunda ton çalışması çok daha hızlı ilerler. Derslerimizde duruş, askı yüksekliği ve çene açısı ilk derslerde birlikte belirlenir.